Pierre Loti – İzlanda Balıkçısı

Kas 02, 2016
10 okunma

Çevirmen: Semih Tiryakioğlu, Varlık Yayınları, s.116-118

 İnsan; sevmeden, sevilmeden, doya doya okumadan, şu güzel yeryüzünü karış karış keşfetmeden yaşamaktan nasıl bahseder? Victor Hugo, “Herkes ölür, fakat herkes gerçekten yaşamaz.” derken tam da bundan bahseder. O vakit, yeni bir haftanın telaşına kapılıp, yaşamayı ertelemeyin sevgili okur. Zamanımız pek az. Var olun.

 

Yann, yukarıya çıkınca, fırdolayı çevresine, denizin kocaman, tanıdık halkasına baktı uykulu gözlerle.
Çevresindeki sonsuzluk o gece çok şaşırtıcı yalın görüntüsüyle, donuk renkleriyle göze çarpmaktaydı; derinlik duyguları uyandırıyordu insanda yalnız.

Dünyanın hiçbir belirli bölgesini, hiçbir çağını göstermeyen bu ufuk, yüzyılların başlangıcından beri öylesine değişmeksizin kalıyordu ki, insan ona baktıkça gerçekten bir şey görmemiş sanıyordu kendini. Yalnız, yalnız var olan, var olmaktan başkası da ellerinden gelmeyen şeylerin ölümsüzlüğüydü bu.

Tam gece bile denemezdi buna: Ortalık hiçbir yerden gelmeyen bir ışık kalıntısıyla aydınlanmıştı hafifçe. Sanki alışkanlığın zoruylaymış gibi, bir hışırtı duyuluyor, amaçsız bir inilti işitiliyordu. Ortalık kurşuniydi; bakışların altında kaçıp giden bulanık bir kurşunilik. Esrarlı dinlenişi, uykusu sırasında deniz, göz alıcı olmayan, insanın adlandıramayacağı renkler altında gizleniyordu.

Yukarıda dağınık bulutlar vardı, rastgele biçimlere girmişlerdi yeryüzündeki nesneler bir biçim edinmezlerse yapamazdı çünkü- karanlıkta giriftleşerek büyük bir örtü haline geliyorlardı.

Yalnız, bu gökyüzünün bir yerinde, çok alçakta, suların hemen yakınında bulutlar mermer damarlarını andıran çizikler meydana getiriyorlardı. Çok daha uzak olmakla birlikte, daha belirgindi bunlar. Dalgın bir elin, görülsün diye değil de, öylece, gelişigüzel çizdiği gibi bir resim. Uçacak sanki, yok olacak neredeyse. Bu toplulukta bir bunun anlamı var gibiydi yalnız. Bütün bu yokluğun üzüntülü, ele geçmez düşünceleri orada yazılıydı sanki. İnsanın gözleri de, elinde olmaksızın, takılıp kalıyordu buna.

Oynak göz bebekleri dışarının karanlığa alıştıkça, Yann da gökteki bu çizgili tek yere gittikçe daha çok bakıyordu. İki kolunu açmış da yıkılıp düşen bir insanın biçimi vardı bunda. Şimdi orada bu manzarayı görmeye başladıkça, gerçek bir insan gölgesiymiş gibi geliyordu bu ona: Çok uzaklardan geldiği için devleşen bir gölge.

Sonra da zihninde sözle anlatılmaz düşlerle ilk çağlardan kalma inançlar birlikte dalgalanıyor, karanlıklar dolu gökyüzünün bir ucunda yıkılıp kalmış bu üzgün gölge, gitgide, ölen Sylvestre’in anısına karışıyor, ondan sonra bir görüntü halini alıyordu.

Birtakım imgelerin böyle acayip tarzda birbirlerine bağlanmalarına alışıktı o: Yaşamın başlangıcında, çocukların zihinlerinde oluşur bunlar en çok. Yalnız, sözler ne denli belirsiz olurlarsa olsunlar, bu şeyleri anlatmak için belirgin, açık sayılırlar yine de. Ara sıra düşlerde konuşulan o belirsiz dil araya girer: Uyandığı zaman, insan konuşulan o şeylerden artık anlamı kalmamış, bilmece gibi parçaları anımsar.

Yann bu buluta baktıkça derin bir üzüntü –kaygı dolu sırlardan, bilinmez şeylerden oluşan bir üzüntü- duyuyordu: Bütün benliğini dolduran bir üzüntüydü bu. Az önceye göre şimdi daha iyi anlıyordu ki zavallı Sylvestre hiç, ama, hiç geri gelmeyecekti.

Yann’ın yüreğinin sert, sağlam kabuğunu delmek için epey uğraşmış olan acı şimdi taşarcasına doluyordu oraya. Sylvestre’in tatlı yüzünü, çocuk bakışlı gözlerini görüyordu yine. Aklından ona sarılıp öpmeyi geçirdikçe, göz kapaklarının arasına elinde olmadan perdeye benzer bir şey düşer gibi oluyordu.

Delikanlılık çağında bir kerecik olsun ağlamadığından, bunun ne olduğunu iyi anlayamadı önce. Göz yaşları iri iri, çabuk çabuk yanaklarından akmaya başlamışlardı bile. Sonra, göğsünün derinlikleri hıçkırıklarla sarsıldı.

Vakit geçirmeden, tek söz söylemeden, hızla yine balık avına koyuldu.

Bu sessizlik içinde kendisini dinleyen iki arkadaşı bir şey işitmiş görünmekten sakınıyorlardı. Yann’ın çok içine kapanık, çok kibirli olduğunu bildiklerinden, onu öfkelendirmekten korkuyorlardı.

Yann’ın kafasında ölüm demek, her şey son bulup gitmiş demekti.

Ölüler için yapılan dualara arada bir, saygısızlık olmasın diye, onun da katıldığı oluyordu ama, ruhun ölümsüzlüğüne hiç de inanmıyordu. Denizciler aralarında yaptıkları konuşmalarda sanki çok iyi biliyorlarmış gibi- kısa, kesin bir tarzda söylüyorlardı bunu. Yalnız, bu hal onların hortlaklardan için için korkmalarına, mezarlıklardan çekinmelerine, evliyalarla muskalara iyice güvenmelerine, hele kiliseleri çevreleyen kutsal toprağa karşı sanki doğuştan bir saygı beslemelerine engel olmuyordu.

Sözgelimi, Yann da denizde boğulup gitmekten çok korkardı kendi hesabına. Sanki daha da bir yok olup gitmek gibi gelirdi bu ona. Yalnız Sylvestre’in orada, alttaki o uzak toprakta kalmış olduğunu düşünmek acısını daha umutsuz, daha yoğun bir hale sokuyordu.

Ötekilere aldırmadığı için, sanki yalnızmış gibi, kendini tutmadan, hiç çekinmeden ağladı, ağladı.

Bu pasaj, Varlık Yayınları’nın Pierre Loti – İzlanda Balıkçısı kitabından alıntıdır.

İlginizi Çekebilir

Matbaaya Tasarım Gönderirken Dikkat Edilmesi Gereken 5 Kural
Tasarım
0 Paylaşım64 okunma
Tasarım
0 Paylaşım64 okunma

Matbaaya Tasarım Gönderirken Dikkat Edilmesi Gereken 5 Kural

gkhnkrgl - May 15, 2017

Bu başlığı merak edip içeri girdiysen anlaşılan sende tasarım yolunda ilerleyen arkadaşlarımızdan birtanesisin. O zaman Matbaaya Tasarım Gönderirken Dikkat Edilmesi…

Memduh Şevket Esendal – Otlakçı
Pasaj
0 Paylaşım96 okunma
Pasaj
0 Paylaşım96 okunma

Memduh Şevket Esendal – Otlakçı

gkhnkrgl - Şub 12, 2017

Memduh Şevket Esendal bir başka kitabında şöyle sitem eder: "Ben yorgunum, yorgun. Anladın mı?" Ve peşine ekler: "Gönlüm bomboş." Bazı…

Tarihin ilk Suikast Timi Haşhaşiler
Bilgicik
0 Paylaşım22 okunma
Bilgicik
0 Paylaşım22 okunma

Tarihin ilk Suikast Timi Haşhaşiler

gkhnkrgl - Oca 16, 2017

Haşhaşiler Kimdir ? Neden Suikast Timi Deniyor? Kurucuları Kimdir? İsimlerinin Anlamı Nedir?  tüm bu soruların cevaplarını merak edenleri biliyorum. Bugüne…

Bu Yazıya Yorum Yap

Your email address will not be published.